Kısa cevap
Bir ödemenin yapılması için IBAN bildirmek, tek başına dolandırıcılığa katılmak anlamına gelmez. Ancak hesabın kullanımını başkasına bırakmak, olayın koşullarına göre ceza sorumluluğu doğurabilir. 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren düzenleme, belirli şartlarda cezada yarı oranında indirim öngörür; genel bir cezasızlık veya otomatik beraat düzenlemesi değildir.
“Hesabına para gelecek, sen de bana göndereceksin.” “Kendi hesabımı kullanamıyorum, seninkini kullanabilir miyim?” Böyle bir teklif, günlük bir yardım talebi gibi görünebilir. Fakat hesaba gelen paranın bir dolandırıcılık mağduruna ait olması hâlinde hesap sahibi de soruşturmanın konusu olabilir. Hukuki değerlendirmede belirleyici olan, yalnızca hesabın kimin adına açıldığı değildir: kişinin ne bildiği, ne amaçladığı ve hangi işlemlere katıldığı birlikte incelenir.
IBAN vermek ile hesabı kullandırmak aynı şey mi?
Hayır. Örneğin satılan bir eşyanın bedelini almak için alıcıya IBAN bildirilmesi, olağan bir ödeme işlemidir. Buna karşılık banka kartını, mobil bankacılık erişimini veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başka bir kişiye bırakmak farklı riskler taşır. Hesaba gelen parayı talimatla çekmek ya da başka hesaplara göndermek de değerlendirmeye katılabilecek davranışlardır.
Bu ayrım, “IBAN verdim, kesin suç işledim” veya “parayı ben almadım, hiçbir sorumluluğum olmaz” şeklindeki iki kesin yargının da neden isabetli olmadığını gösterir. Her olay kendi delilleriyle değerlendirilir.
Hesap sahibi olmak mahkûmiyet için yeterli mi?
Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesine göre ceza sorumluluğu şahsidir. Kanunun 21. maddesi ise kastı, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi üzerinden düzenler. Bu nedenle hesap sahipliği ile dolandırıcılığa bilerek katılma aynı kabul edilemez. Öte yandan yalnızca “haberim yoktu” demek de bütün delillerin incelenmesini gereksiz kılmaz.
Değerlendirmede örneğin şu sorular önem kazanabilir:
- Hesabın kullandırılması hangi gerekçeyle istendi, taraflar nasıl tanıştı?
- Kart, şifre veya doğrulama araçları kimdeydi; işlemleri fiilen kim yaptı?
- Para hareketleri hakkında hangi yazışmalar ve açıklamalar bulunuyor?
- Hesap sahibine komisyon veya başka bir menfaat vaat edildi mi?
- Hesap sahibi, paranın kaynağı ve işlemlerin amacı hakkında ne biliyordu?
Bunlar tek başına suçluluğu veya suçsuzluğu belirleyen bir kontrol listesi değildir. İşlem kayıtları, iletişim içeriği ve olayın bütünü arasındaki ilişki önemlidir.
2026 düzenlemesi neyi değiştirdi?
7589 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle TCK’nın 158. maddesine dördüncü fıkra eklendi. Düzenleme, 157 ve 158. maddelerdeki dolandırıcılık suçlarına iştirakin belirli bir davranışla sınırlı kaldığı durumları ele alıyor.
Yeni hükümde; kendisine veya başkasına haksız menfaat sağlamak amacıyla ödeme araçlarının ya da ilgili finansal hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi veya araçların başkasına verilmesi ve iştirakin bu fiille sınırlı kalması şartları yer alıyor. Bu kapsamda verilecek ceza yarı oranında indiriliyor. Hüküm yalnızca banka hesaplarını değil, metinde belirtilen diğer hesap ve ödeme araçlarını da kapsıyor.
Dolayısıyla hesabın verilmesinin ötesinde farklı eylemlere katılma iddiası bulunan bir dosyada, “iştirakin bu fiille sınırlı olması” şartı ayrıca ele alınmalıdır. Haber başlıklarındaki “IBAN düzenlemesi” ifadesi, kanundaki bütün koşulların yerine geçmez. Düzenlemenin resmî metnine aşağıdaki kaynaklardan ulaşılabilir.
Devam eden veya kesinleşmiş dosyalara etkisi nedir?
7589 sayılı Kanun’da, yeni hükmün uygulanabileceği bazı dosyaların kanun yolu aşamasında ele alınmasına ve belirli infaz dosyalarında etkin pişmanlık imkânına ilişkin geçiş hükümleri de bulunuyor. Bunların kapsamı; karar tarihi, dosyanın aşaması ve ilgili şartların gerçekleşmesine göre değişiyor.
Bu nedenle yeni düzenlemenin varlığından hareketle herkes için doğrudan tahliye, infazın durması veya aynı başvuru yolunun geçerli olduğu sonucu çıkarılamaz. Somut dosyada gerekçeli kararın, kesinleşme bilgisinin ve varsa mahkeme bildirimlerinin birlikte incelenmesi gerekir.
Hesabın kötüye kullanıldığı düşünülüyorsa ne yapılmalı?
- Kayıtları koruyun. Yazışmaları, işlem dekontlarını, hesap hareketlerini ve iletişim bilgilerini silmeyin. Olayların tarih sırasını not edin.
- Bankanızın resmî kanallarına başvurun. Yetkisiz erişim veya işlem şüphesini bildirerek hesabın güvenliğine ilişkin gerekli işlemleri sorun; başvuru kaydını saklayın.
- Yeni talimatlarla işlem yapmayın. Kaynağını bilmediğiniz bir tutarı, sizi yönlendiren kişinin söylediği hesaba aktarmak yerine bankayla resmî süreç üzerinden görüşün.
- Resmî bildirimleri ihmal etmeyin. İfade çağrısı, tebligat veya mahkeme bildirimi varsa belgenin niteliğini ve varsa sürelerini somut dosya üzerinden değerlendirin.
Sonuç
IBAN bildirmek, hesabın kullanımını devretmek ve dolandırıcılığa bilerek katkı sağlamak aynı davranış değildir. Sorumluluk ve indirim değerlendirmesinde kişinin bilgisi, amacı, işlemleri ve dosyanın aşaması birlikte ele alınır.
Değerlendirmenin sınırları
Bu yazı belirli bir kişi için suçluluk, beraat veya tahliye değerlendirmesi değildir. 2026 düzenlemesinin koşulları ve geçiş hükümleri dosyanın tarihleriyle birlikte incelenmelidir; hesap sahipliği veya komisyon alınmaması tek başına sonucu belirlemez.
Sık sorulan sorular
Komisyon almadıysam sorumluluk tamamen kalkar mı?
Komisyon alınmaması tek başına bütün değerlendirmeyi sonuçlandırmaz. Kişinin bilgisi, amacı ve katkısı ayrıca incelenir. Yeni indirim hükmü de yalnızca kişinin kendisine değil, başkasına haksız menfaat sağlama amacına yer verir.
Hesabımı bir yakınıma vermem sonucu değiştirir mi?
Yakınlık ilişkisi olayın açıklanmasında önemli olabilir; ancak tek başına sorumluluk doğuran veya sorumluluğu kaldıran bir kural değildir. Güven ilişkisi, yazışmalar ve işlemlerin gerçek amacı diğer delillerle birlikte ele alınır.
IBAN vermek ile hesabı kullandırmak aynı şey mi?
Hayır. Örneğin satılan bir eşyanın bedelini almak için alıcıya IBAN bildirilmesi, olağan bir ödeme işlemidir. Buna karşılık banka kartını, mobil bankacılık erişimini veya hesabın kullanılmasını sağlayan bilgileri başka bir kişiye bırakmak farklı riskler taşır. Hesaba gelen parayı talimatla çekmek ya da başka hesaplara göndermek de değerlendirmeye katılabilecek davranışlardır.
Hesap sahibi olmak mahkûmiyet için yeterli mi?
Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesine göre ceza sorumluluğu şahsidir. Kanunun 21. maddesi ise kastı, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi üzerinden düzenler. Bu nedenle hesap sahipliği ile dolandırıcılığa bilerek katılma aynı kabul edilemez. Öte yandan yalnızca “haberim yoktu” demek de bütün delillerin incelenmesini gereksiz kılmaz.
Kaynaklar ve güncellik
Kaynaklar ve güncellik
İlgili resmî metinler aşağıda yer almaktadır.
- TBMM — 7589 sayılı Kanun bilgileri (kabul: 16 Temmuz 2026; Resmî Gazete: 31 Temmuz 2026, sayı 33326).
- 7589 sayılı Kanun’un tam metni (madde 13, madde 26 ve geçici madde 1).
- TBMM — 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun kabul edilen metni (kişisel sorumluluk ve kasta ilişkin 20 ve 21. maddeler; bu bağlantı güncel birleştirilmiş mevzuat metni değildir).
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacı taşır. Belirli bir dosya bakımından hukuki görüş veya sonuç garantisi değildir; somut olayın belgeleri ve güncel mevzuat birlikte değerlendirilmelidir.